Kırık Çırak (On Dilde)

SÜVEYDÂ EDEBİYAT

(Türkçe- Lazca- Kürtçe- Oğuzca- Rumca- Hemşin Ermenicesi- Japonca- İngilizce-Almanca- Fransızca)

 

 Kırık Çırak
kalbimi çekiç yaptım da düzeltemedim
hayatımın eğri büğrü kaportasını
ezikliğini bana kusuyor ustam
üstüpü gibi harcıyor çocukluğumu

kaynak tutmuyor heveslerim
dünden yarına kırılmışım
‘senin failin devlettir’ diyorlar
‘üreme bonkörü ailen bir de’

– sahi devlet’e nasıl gidilir abi?

dövüyorlar düşlerimin misket mavisini
küfre ve tütüne bulandı masumiyetim
bir işbaşı bile almadılar
abimin küçüklüğüdür giydiğim

egzoz dumanı siniyor umutlarımın körpeliğine
tebeşir tozu ağartacağına aklımı
acının çelik dikenleri batıyor kalbime
avuçlarım zaten nasır tarlası

– doğru söyle abi bana yakışırdı di’mi ?
okul önlüğü mavisiyle kırmızı sırt çantası

Serkan Engin
Ünlem, Temmuz 2005
2005 Şiir Yıllığı (Eski Broy Dergisi )

 


***

 

Thaxeri Şagirdi

guri şqimi sqephali dophi do var matzophxu

squdala şqimişi mondriqeri qaphortha

zerobamuşi ma montxorams şqimi ustha

usthiphi stheri mixmarams beroba şqimi.

qaynaği var uğun xavesepe şqimis

ğomaşen çhumanişa thaxeri vore

’sqani faili devlethi…

View original post 1.147 kelime daha

Reklamlar

Serkan Engin: İmgeci Sosyalist Şiir ve Artistik Realite

İmgeci sosyalist şiire göre, şiir, poetik imgelerin, bir ya da daha çok izlek etrafında, metinsel bütünlük oluşturacak şekilde örgütlenmesidir. Bu tanımdan da çıkarsanabileceği gibi, imgeci sosyalist şiire göre, Şiir’in temel birimi poetik imge’dir. Çünkü Şiir, doğal dil (gidimli dil) içinde şair özne tarafından geliştirilen özerk bir üst dildir (metalanguage). Bu da poetik imgeler aracılığıyla, doğal dilin sözdiziminin (sentaks) bilinçli olarak bozulup özgün bir dizgeyle yeniden kurulmasıyla oluşturulur.

SÜVEYDÂ EDEBİYAT

İmgeci sosyalist şiire göre, şiir, poetik imgelerin, bir ya da daha çok izlek etrafında, metinsel bütünlük oluşturacak şekilde örgütlenmesidir. Bu tanımdan da çıkarsanabileceği gibi, imgeci sosyalist şiire göre, Şiir’in temel birimi poetik imge’dir. Çünkü Şiir, doğal dil (gidimli dil) içinde şair özne tarafından geliştirilen özerk bir üst dildir (metalanguage). Bu da poetik imgeler aracılığıyla, doğal dilin sözdiziminin (sentaks) bilinçli olarak bozulup özgün bir dizgeyle yeniden kurulmasıyla oluşturulur. Şiir’e dair tüm diğer teknik unsurlar (mecaz, benzetme, tevriye, kinaye, kişileştirme, uyak, cinas, aliterasyon, asonans, vs…), Şiir’in biçimsel öğeleri olarak poetik imgenin yardımcı unsurlarıdır (Özdemir İnce, bunların bazılarını “tâli imge” diye tanımlar, ama ben bu tanıma katılmıyorum.)

Poetik imge, nesnel gerçekliğin insan bilincinde, estetiksel olarak öznel yansımasıdır. Bu artistik (sanatsal) yansıtma, aynadaki gibi birebir olmayıp, nesnel gerçekliğin şairin bilincinde alımlanıp yeni bir gerçekliğe, artistik gerçekliğe dönüştürülerek dışsallaştırılmasıdır. “Sanat, gerçekten daha gerçektir” lafı palavradır, sanat yeni ve sanat öznesi kişinin biçemine koşut olarak özgün…

View original post 278 kelime daha

Bünyamin Durali: Anti-Konformist Bir Şair: Serkan Engin

“Serkan Engin: Edebiyat cuntacılarının hazmedemediği, hazmedemeyeceği, hazmetmeye kalkıştıklarında mîde fesadına uğrayacakları bir “demirden şiir leblebisi”dir.
Serkan Engin: Hakiki şiirin göklerindeki sarih ve sahih tek kişilik samanyoludur.
Serkan Engin: Artık dolaşımda kalmayan haysiyet, ahlâk, nâmus, dürüstlük, vicdan gibi kavramların etimologu ve arkeologudur.
Serkan Engin: Yalansız-dolansız bir şiir ihtilâcisi.
Serkan Engin’in şiirini ve yazı evrenini tanımıyorsanız, sizin kabahatinizdir o, sizin eksiğinizdir.
Serkan Engin’i okumak, ömrünüzü iyileştirir. Güzelleştirir de.
Serkan Engin’e, onun anti-konformist şiirsel güzergâhına; put devirici, tabu yıkıcı radikal-eleştirel macerâsına, edebiyat diktası’nın kendilerini muktedir zanneden acınası aparatlarıyla dövüşürkenki haklı ve hakikatli kavgasına selâmlar, sevgiler olsun.”

SÜVEYDÂ EDEBİYAT

“Şiire karışdı cühelâ Ruhiyâ

Ar eder olduk demeğe şair”

(Bağdatlı Ruhi)

 Serkan Engin; şiirlerini ve bâzı yazılarını, kimileyin dergilerden, çoğun da sanal ortamdan izlediğim bir edebiyatçı. [Kimilerinin meraklarını gidermek için belirteyim: Serkan Engin’le siyâsal-ideolojik görüşlerimiz birçok noktada, hem de hayli farklı. Hattâ, bu farklılıklar, yer yer, poetik-estetik alanlara kadar uzanıyor, kaçınılmaz biçimde. Ancak, başat değerde gördüğüm iki eksen var ki; onlar Engin’le buluştuğumuz upuzun ortak paydalardır: 1) Benim sosyolojik bakımdan “sosyal-bürokrat”, siyâsal bakımdansa “neo-nasyonalist” olarak adlandırdığım “dogmatik sol-cu” kültür-sanat-edebiyat lobi(cik)lerine çok temel bir noktadan ve cepheden protest tavır alması; Engin’i gözümde ve gönlümde yükseklere yerleştirmeme; öylesi tekçi/dayatmacı/totaliter zihniyetli, zenofobik (yabancı düşmanı) ve nepotist (eş-dost kayırmacısı) tipolojilerden kapkalın çizgilerle ayırmama çoktan yetiyor. 2) Bu doğrultu da ilkine yakınsaktır aslında. Şöyle: Sözü, özelde şiirden genelde sanattan başlatıyor ve sürdürüyorsak; Stalinci/Jdanovcu ideolojik prangaları kırıp parçalamanın en âcil görevimiz olduğunu, ilkgençlik dönemimden beri söylüyorum ki; Engin’in de aynı kanıda olduğunu, bu yazıyı okuyunca…

View original post 922 kelime daha